Yeni hayvan hakları yasası meclisten geçti. Adı hayvan hakları bakmayın haktan bahsedildiğine.
Bu yasa teklifi sokaktaki kediden köpeğe köpekten kuşa kadar bir çok türü yok etmek amaçlı.
Mesele şu; Yasaya göre Avrupa Devletiyiz ya hesapta, özel parklarda minik dostlarımızı yaşatmak için toplatacağız ve orada onlara bir yaşam ortamı hazırlayacağız. Sizce gerçekten öyle mi? Bu katil belediyeler bu hayvanları nasıl toplayacaklar? Bu hayvanlar cellatlarına koşa koşa gelmeyecek elbet. Bu toplama işlemi esnasında resmen cinayetler işlenecek. Öte yandan siz inanıyor musunuz bu hayvan parklarının süper tesisler olduğuna? Hastalıklı, rutubetli, pis, bakımsız yerlerde bu hayvanlar ölüme terk edilecek. Hatta bakılamayacak bilinçli olarak öldürülecek.
Belediyeler sözde barınaklarda dahi bu hayvanlara bakamazken, sokaktaki tüm evet TÜM! hayvanları toplayıp kilitli kapılar ardına yerleştirecekler.
İşte size buyrun buradan yakın "Hayvan Baharı" .
Bu Dünya KİMİN? Bu sorunun cevabını gerçekten merak ediyoruz.
İnsanlara mı ait bu Dünya? Hayvanlara mı? Bitkilere mi? Yoksa hepimize mi?
3-5 kendini bilmez hayvanlardan rahatsız oluyor diye bu dostlarımız sokaktan toplatılacak mı?
Peki ya farelere ne yapacaksınız? İstanbul'un gözde semti Bebek'i fareler basmadı mı?
Doğal dengeye yeterince müdahale eden insanoğlu sokaktaki hayvanları toplatarak ne yapmaya çalışıyor?
Kediler toplatıldığında bütün semtlerin Bebek gibi fare istilasına uğramayacağı ne malüm?
Aaaa ilaç değil mi tek çözüm?
Hayır tabiki, artık hayvanlar ilaçlara da bağışıklık kazanıyor. Hem kediyi toplatıp fareyi öldürmeye çalışmakta ne oluyor?
Hayvan doğasını yaşıyor.
Kusura bakmayın ama tüm dengeyi bozan insanoğlu.
Siz sokaktaki hayvanlarla birlikte yaşayamıyorsanız egoistsiniz, bencilsiniz!
Pet shoplarda hayvan satışlarına izin veren denetlemeyen devlet, sokaklarda hayvan artışına sebep oluyor.
Nasıl mı? siz gidiyorsunuz sevgilinize köpek alıyorsunuz. 3 ay sonra sevgiliniz bakamıyor birine veriyor o biriside o köpeği sokağa atıyor.
Sonra?
İşte size hayvan popülasyonu.
Hükümet 5199 sözde numaralı hayvanları koruma kanunu değiştirdi. Ve başımıza gelecekler özetle şunlar.
1) Belediye işçileri elde tırmık kürek sopa ve ağlar ile kedi ve köpekleri işkence ile yakalayıp kamyonlara atacak.
2) Bu hayvanlar öfkeyle birbirlerine ve kendilerine zarar verecek.
3)Kediler köpekler toplanırken aynı kamyonlara atılacak. (Ne feci!)
4)Toplanan hayvanlar anti hijyenik hastalıklı ortamlarda kısırlaştırılacak. Çoğu belediye direk zehir verip öldürecek.
5)Kısır hayvanlar zaten barınağa sığmıyor, bambaşka saçma sapan yerlerde hapsedilecek.
Tüm bunlar Avrupai yaşam tarzını yanlış anlayan sadist vekillerce yapılıyor.
İçinizdeki merhameti dinleyin eğer varsa dur demek için bu linke tıklayın ve yürüyüşe katılın!
http://www.haytap.org/index.php/201209194073/duyurular/30eylul-de-tum-turkiyeyi-meydanlara-davet-ediyoruz
zehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0
Yaşamak Hepimizin Hakkı
Doğduk...
Bu fiili değiştirebilme şansımız yok artık.
Hepimiz varız ve yaşıyoruz.
Hayvanlar da böyle...
Nasıl ki bir insan için yaşama dair haklar var ise hayvanlar için de olmalı.
Ama bırakın Türkiye'yi Dünya genelinde hayvanlara yönelik hiç bir koruma yasası bulunmuyor. (İstisnalar hariç.)
Aksine devletler kendi elleri ile belediyelere yetkiler verip sokak hayvanlarını toplatıyor ve onları rızaları dışında ameliyatlara alıyor. Kısırlaştırma süreçleri ne kadar titiz ve sağlıklı yapılıyor? Hayvanlar kısırlaştırma adı altında toplanıpta gerçekten bu işleme mi tabi tutuluyor yoksa zehirlenip yok mu ediliyor?
Barınak adı verilen sözde sempatik yerlerin kaç tanesi gerçekten onları korumaya yönelik? Yoksa o tür yerler gizli birer ölüm makinleleri mi?
İnsanın en yakın dostudur diyoruz köpekler için...
Kaç kişi bir kap su bir tas yemek bırakıyor onlar için?
Kaç kişi kış aylarında üşümesinler diye kutulardan yuva yapıyor?
Sokakta sempatik gördüklerinizi sevmek hayvan sevgisi midir sizce?
Peki ya onlara sıcak yaklaşıp ardından eziyet eden zihniyet?
Güvercinlerin kanadını kırıp satmaya çalışan insaniyet?
Tüm bunlar biziz. Biz güya insanız..
Gerçekten biz bu olabilir miyiz?
Vejeteryan olmak için yüzlerce sebep var aslında.
Üretim merkezlerinde tavuklara sakinleştiriciler veriliyor. Hayvanlar varlıklarından yaşadıklarından bir haber kesilmek için beklerken sarhoş ediliyor. Üstelik o kimyasallar etlerine de bulaşıyor ve bizler yiyoruz.
Kedilerin kuyruklarına eskiden teneke bağlardı çocuklar. Adı üstünde çocuk... Şimdi koca koca adamlar 5.kattan aşağı kedi atıp hayvanın parçalara ayrılmasını zevkle izleyebiliyor.
Oysa hayvanlar bize her daim dost oluyorlar.
Kimse yokken onlar yanıbaşımızda olu veriyorlar.
Sizce hangimiz insanız?
Başlığa dönecek olursak "Yaşamak kimin hakkı?"
Bu fiili değiştirebilme şansımız yok artık.
Hepimiz varız ve yaşıyoruz.
Hayvanlar da böyle...
Nasıl ki bir insan için yaşama dair haklar var ise hayvanlar için de olmalı.
Ama bırakın Türkiye'yi Dünya genelinde hayvanlara yönelik hiç bir koruma yasası bulunmuyor. (İstisnalar hariç.)
Aksine devletler kendi elleri ile belediyelere yetkiler verip sokak hayvanlarını toplatıyor ve onları rızaları dışında ameliyatlara alıyor. Kısırlaştırma süreçleri ne kadar titiz ve sağlıklı yapılıyor? Hayvanlar kısırlaştırma adı altında toplanıpta gerçekten bu işleme mi tabi tutuluyor yoksa zehirlenip yok mu ediliyor?
Barınak adı verilen sözde sempatik yerlerin kaç tanesi gerçekten onları korumaya yönelik? Yoksa o tür yerler gizli birer ölüm makinleleri mi?
İnsanın en yakın dostudur diyoruz köpekler için...
Kaç kişi bir kap su bir tas yemek bırakıyor onlar için?
Kaç kişi kış aylarında üşümesinler diye kutulardan yuva yapıyor?
Sokakta sempatik gördüklerinizi sevmek hayvan sevgisi midir sizce?
Peki ya onlara sıcak yaklaşıp ardından eziyet eden zihniyet?
Güvercinlerin kanadını kırıp satmaya çalışan insaniyet?
Tüm bunlar biziz. Biz güya insanız..
Gerçekten biz bu olabilir miyiz?
Vejeteryan olmak için yüzlerce sebep var aslında.
Üretim merkezlerinde tavuklara sakinleştiriciler veriliyor. Hayvanlar varlıklarından yaşadıklarından bir haber kesilmek için beklerken sarhoş ediliyor. Üstelik o kimyasallar etlerine de bulaşıyor ve bizler yiyoruz.
Kedilerin kuyruklarına eskiden teneke bağlardı çocuklar. Adı üstünde çocuk... Şimdi koca koca adamlar 5.kattan aşağı kedi atıp hayvanın parçalara ayrılmasını zevkle izleyebiliyor.
Oysa hayvanlar bize her daim dost oluyorlar.
Kimse yokken onlar yanıbaşımızda olu veriyorlar.
Sizce hangimiz insanız?
Başlığa dönecek olursak "Yaşamak kimin hakkı?"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













