istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0

3. HAVALİMANI EKOLOJİK SİSTEMİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK



Metropol şehir İstanbul'da yapılması planlanan 3. havalimanı projesi için Çevresel Etki Değerlendirme raporu çıktı.
Rapora göre ekolojik sistem havalimanı projesinden olumsuz etkilenecek.
Ekonomik ömrü 100 yıl olarak plananlanan havalimanı eğer yapılırsa;
  • Bölgedeki çevre kirliliği artacak,
  • Canlı yaşamı yok olacak,



  • 657 bin ağaç zaruri olarak kesilecek,
  • 1 milyon 855 bin 391 ağaç taşınacak,
  • Toprak kayması ve heyelan riski artacak



  • Havalimanı çevresinde araç trafiği artacak, kentleşme bu bölgeye doğru yönelecek,
  • Bitkisel olarak habitat ve biyomas kaybı yaşanacak,



  • Bölgedeki 70 adet göl ve gölet ve onları besleyen dereler hafriyat atıkları ile dolacak sucul yaşam ölecek,
  • Terkos barajı ve Alibey barajını besleyen dereler tehlike altında kalacak,



  • Halihazırdaki kuş populasyonunun uçakları olumsuz etkilememesi için kuşların yiyecek içecek kaynakları ortadan kaldırılacak,meyve veren ağaçlar yetiştirilmeyecek böylelikle kuşlar havalimanından uzaklaştırılacak,
  • Bölgedeki tarım sektörü yok olacak.

0

İstanbul'da tecrübeyle sabit bir Yoga serüveni

Bir süredir bloga yazmıyorduk. Yaşam öyle ki insanı bazı hobilerinden dahi uzaklaştırabiliyor. Arada neler oluyor bitiyor bizlerde tanık oluyoruz ancak çoğu zaman aman boşver diyerek dikkate almıyoruz. Üzülerek söylüyorum yazmamız gereken bir çok şeyi bu boşvermişlikle zihnin labirent dehlizlerinde kaybettik.
Önümüze bakmalı ve Benekli hayatlara yenilerini eklemeli öyleyse...
Yoga hakkında bilgisi olan var mı aranızda?
Kulaktan dolma bilgilerle bir şeyler söylersiniz eminim.
Misal dersiniz ki meditasyonla bağlantılı.
Hareket ederek rahatlama yöntemi.
Parmakları halka yapıp bağdaş kurup nirvanaya ulaşma şekli.
Konu hakkında bir çok şey söyleyebilirsiniz ancak hangi biri gerçektir işte bunu Yoga kelimesinin içine girmeden bilemezsiniz.
Bizim Yoga ile ilk tanışmamız tamamen fiyaskoydu.
Osmanbey'de bir salonda kampanyalı program bulup hemen katıldık.
Salona girer girmez hayran olduk çünkü adeta lüks bir spor salonuydu.
İçeride duş soyunma kabinleri vb. hizmetler mevcuttu.
Neyse ders başladı, nefes egzersizleri yapıyoruz ama öyle böyle değil.
Gülmemek için kendimizi zor tutuyoruz.
Bir süre sonra garip hareketler yapmaya başladık ama "yapmak" kelimesi yanında zayıf kalır bildiğiniz eziyet çekiyoruz.
Hoca geliyor bir o bacağımızı bir bu bacağımızı yada kollarımızı çekiştirip duruyor.
Yoga bittiğinde kan ter içinde kalmıştık.
İnanın halter kaldırsak bu kadar yorulmazdık.
Bir daha gider miyiz? Asla! Hayır değil.
1 yıl kadar sonra Yoga bizi tekrar çağırmaya başladı.
Nette sürekli uygun fiyatlı salonlar arar olduk.
AAA o da ne bir tane bulduk. Hemde ücretsiz.
Çakraları açıyoruz. Bizimde amacımız çakraları açmaktı. (Çakra ap ayrı bir konu boşverin.)
Ama gittiğimiz yer Taksim'de izbe garip bir yerdi. Kapıyı bir adam açtı bizi sevgi ile içeri aldı.
İçeride Cem Yılmaz'ın gösterilerinde bahsettiği vinç ile taşınan kadının fotoğrafları var.
Neyse minderlere oturduk ve tütsüler mumlar eşliğinde adamı dinlemeye başladık.
Bu kadın her kimse (biliyoruz ama isim vermeyeceğiz) fotoğrafı üzerinden Aydınlatma dağıtıyor. Eeee Yoga nerde? Yoga işte bu. Böyle şey mi olur ya? Olur olur. Hareketsiz yoga bu.
Kadının bir fotoğrafını veriyorlar size ona gözünüz gibi bakıyorsunuz ve o fotoğraf size enerji gönderiyor. Öyleki bütün çakralar hemencecik açılıyor.
İçeride 18 DVD var. Bunları tek tek izliyor ve gelişim sağlıyorsunuz. Ama her biri birbirinden itici ve her birinde o kadın bir şeyler anlatmış.
Vel hasıl bu mekanda garip Hintçe şarkılar söylenip o kadına saygı duruşları sergileniyor.
Yoga adı altında Yogaya karşı yapılan büyük bir cinayet.
Bu tecrübenin ardından Yoga'ya bakış açımız resmen değişti.
Sonra ne mi oldu?
Yoga akademi ile tanıştık.
İşte Yoga budur dedik.
Akif Manaf kimdir bunu öğrendik.
Diğerlerinin Yoga adı altında gerçek Yoga uygulamalarını çarptıran kişiler olduğunu farkettik.
Yoganın asla zorlayarak değil, yumuşak ve doğru biçimlerdeki hareketlerle yapıldığını izledik.
Derslere girmeye başladık ve vazgeçemedik.
Haftada iki kez 1 saatlik uygulamalarda kendimizi bulduk.
Zihin, beden ve ruh üçgeninde kişisel gelişimimizin yenilendiğini ve güçlendiğini hissetmeye başladık.
Yoga hakikaten harika bir şeymiş bunu tecrübe ettik.
Yoga bir din değildir.
Yoga Hindistan'a ait bir şey değildir.
Yoga gerçek Yoga üstadından öğrenilir.
Yoga bir tarikat değildir.
Yoga bir spordur diyemeyiz ama kısmen öyledir.
Yoga bir arınma biçimi, bir gelişme biçimi, bir kontrol mekanizmasıdır.
Yazımızın bu satırlarından sonrası Yoga hakkında sizlere doğru bilgiler vermeyebilir çünkü bizlerde henüz öğrenciyiz.
İleri vadede eğitmen olabilmeyi hedefliyoruz ve Yoga Akademi'nin derslerine katılıyoruz.
Henüz Akif Manaf ile tanışma şansımız olmadı fakat yakın gelecekte bunu da gerçekleştireceğiz.
Eğer Yoga yapmayı düşünürseniz size en yakın Yoga Akademi salonlarından birini tercih ediniz.
Gözünüz arkada kalmasın çünkü doğru olan kesinlikle bu.
Şimdilik hoşçakalın...
0

Havai Fişekler Yaban Hayatını Rahatsız Ediyor

Bilindiği üzere Temmuz ayından itibaren İstanbul'da havai fişekler yasaklanıyor. Yasağın temel nedeni, insanların dinlenmeye çekildiği saatlerde gürültü kirliliğini önlemek. Bu kapsamda ancak izinli olarak saat 22.00'a kadar sessiz havai fişekler atılabilecek.

Haberin ardından bir çok kesim bu yasağa karşı çıktı.
Denildi ki siz bizim düğünümüze,sünnetimize,eğlencemize karışamazsınız.
Yasağı koyanların temel amacı toplumun rahatsız olmasını engellemek.
Haliyle bazı kesimlerde buna karşı çıkıyor.
O patlama sesi ile ortaya çıkan fişek motifleri insanları mutlu ediyor.

Ama kimse konunun diğer boyutunu düşünmedi. Yasağı koyanlar bile.
Havai fişeklerin sesleri ve ışıkları yaban hayatını rahatsız ediyor.
Özellikle kuşlar uyudukları sırada bu patlamanın sesi ile irkilip panik yapıyorlar. Kimisi nereye uçtuğunu bilmeden binalara,ağaçlara çarpıyor ve ölüyor, kimisi ise kriz geçirip uçamadan hayatını kaybediyor.

Kuşlar kadar, kedileri ve köpekleri de etkiliyor bu sesler.
Hayvanlar insanların mutlu olduğu bu gereksiz icattan aynı şekilde mutlu olmuyorlar.
Ve unutulmamalıdır ki bu dünya sadece biz insanlara ait değildir.
Her şeyin sahibi ve her şeye hakim olan insanoğlu değildir.
Emin olun insanlığın doğaya katkısı bir kuşun doğaya katkısından daha azdır.

Çünkü biz tüketen zarar veren yok eden bir zihniyetin parçalarıyız.
Onlar ise olmaları gerkeeni yaşıyorlar..
Kimsenin yaban hayatını rahatsız etmeye hakkı yoktur.
Bu yasakların sadece İstanbul değil, tüm Dünya'da uygulanması gerekmektedir.

Yaşasın Havai fişeksiz bir toplum!!!
Öte yandan eğlencelerde havaya sıkılan maganda kurşunları insanların yaşamını tehlikeye attığı gibi yine kuşların yaşamını da tehlikeye atmaktadır.
Gelişen toplumların eğlence biçimleri bu olmamalıdır.

Konu ile ilgili internette yüzlerce link bulabilirsiniz.
http://www.sentezhaber.com/havai-fisekler-kuslari-ureme-ve-goc-doneminde-vuruyor-h30974.html
http://www.demokrathaber.net/cevre/havai-fisekler-22-sorun-yaratiyor-h2774.html
0

En iyi Şarap hangisi? ya da Şarap nasıl içilir?

Eyyy gurmeler.
Damak tadının yanına en iyi ne gider?
Tabi ki yemeğine göre şarap.
Şuan yıllanmış bir şarabı kokladığınızı ve onun tadına baktığınızı düşünsenize..
Bu yıl 4.sü düzenlenen Şarap Tadım Günleri, İstanbul'da Kanyon Alışveriş Merkezinde şarap meraklıları ile buluşuyor.

1,2,3 Haziran'da yapılacak olan etkinlikte bir çok şarap firması boy gösterecek.
Siz şarap severler de yıllanmış kan şarapların tadına bakma fırsatı bulacaksınız.

Etkinlik tamamen ücretsiz.
Katılım içinde rezervazyon yapmanız da gerekmiyor.
Etkinlik boyunca The House Cafe'de söyleşiler düzenlenecek.
  • Şarapta kaliteyi belirleyen unsurlar,
  • Yaz şarapları,
  • Balık ve şarap mı yoksa balık ve rakı mı,
  • Hangi kadehe hangi şarap konulmalı,
  • Şarap ile yenmesi gereken yemekler,

bu konular söyleşi başlıklarından sadece bazıları.
Etkinlik süresince 210  farklı şarap görücüye çıkacak.
1

İstanbul Gurmebus'e Kavuştu

Daha önce nasıl düşünülmedi dedirten bir proje yakın zaman önce Şubat 2012 de hayata geçti.
Öyle ki Sonradan Gurmeler ekibi bir otobüs satın aldı.



Armada Otel ile iş birliği yapıldı ve 1957 model Mercedes yollara çıktı.
Öyle tatlı öyle mistik bir otobüs ki onunla İstanbul'u keşfetmek oldukça zevkli.
Ancak biz başkasının yalancısıyız çünkü henüz tura katılamadık :)
Turlar 30 TL ila 50 TL arasında ve her şey dahil. (Gezme,rehber,yeme-içme)
Twitter'de @GurmeBus ile takip edebiliyorsunuz. Etkinlik açıklandığı zaman başvuran 28 kişi katılabiliyor. Çünkü otobüs 28 kişilik:)


Talep oldukça yoğun bu nedenle elinizi çabuk tutmanız gerekiyor.
Otobüste rehberler de bulunuyor.
Kahvaltıyı deniz kenarında bir mekanda yapıp, ara şekerlemeyi manzaralı bir tepede, öğle yemeğini İstanbul'un tarihi bir semtinde ve akşam yemeğini de Boğaz'da yapabiliyorsunuz.


Mekanların hiç biri öylesine yerler değil. GurmeBus ekibi en iyiyi en lezzetliyi seçiyor.
Gurmebus aynı zamanda gezilen bölgenin tarihini de anlatıyor. 



Fotoğraflar çekiliyor, nesi meşhursa keşfediliyor.
Bizlerde başvuruda bulunduk Pazar gününe denk geldiği için gidemedik.
Mekanların durumuna göre havalara göre Cumartesi yada Pazar Günü düzenleniyor.





Sabırsızlıkla 57'den kalma o koltuklarda Gurme Turu yapacağımız günü bekliyoruz.
İstanbul'un gizli kalmış lezzetlerini keşfettikten sonra tekrar blogumuzda Gurmebus'e yer vereceğiz.
O zaman an be an günün nasıl geçtiğini de yazacağız :)





Bu arada merak edenlere: www.armadagurmebus.com
.........................................
Haberimizin ardından https://twitter.com/gurmebus adresinden Gurme Bus ekibi bizi Retweetledi.
Teşekkür Ediyoruz.
0

İnstagram Değil Gerçek

Bilirsiniz Apple ürünleri ile başlayan instagram furyası hızla yayılıyor.
Son olarak Android telefonlar da yazılımı desteklemeye başladı.
Artık hemen herkes Vintage / Retro fotoğraflar çeker oldu.
Sözüm ona bu dijital sanatı kendi emeği diye paylaşan milyonlar var.
Peki bu instagram denen saçmalık dijital olmadan da yapılabilir mi? 
İşin içine sanal sepyalar giydirmeler filtreler uygulanmadan da yapılabilir mi?
Evet yapılabilir. 
Hem de daha gerçek ve daha doyurucu olarak.
Elimizdeki makine 80 lerden kalma Zenit 12 XP. 
Objektifleri 58 mm ve 200 mm. 
Bu makine tamamen analog ve 35mm film kullanıyor.
Taktık içine 90 lardan kalma tarihi geçmiş bayat filmleri, çıktık İstanbul sokaklarına.
Bakın neler çektik?








Anterior Inicio

Haftanın Sözü




Bir Kızılderili der ki; .
Yaşlılar konuşmaya başladığı zaman,
sessiz ol ve dinle!
- (Mohawk Kabilesi)) -